Topraktan sofraya uzanan, emek ve doğallıkla yoğrulmuş bir lezzet yolculuğu.
Zeytin Dalı olarak hikayemiz, Erzincan'ın el değmemiş, yüksek rakımlı şafak yaylalarında başladı. Amacımız, sanayileşen gıda sektörünün içinde kaybolmaya yüz tutmuş o eski, hakiki ve bozulmamış lezzetleri yeniden sofralarla buluşturmaktı.
İsmimiz "Zeytin Dalı" barışı ve bereketi temsil ederken; ürünlerimiz tamamen Doğu'nun o sert ama bir o kadar da cömert doğasından beslenir. Kemaliye'nin dutundan, yaylaların şifalı çiçek balına, geleneksel yöntemlerle basılan tulum peynirine kadar her bir ürünümüzde yüzlerce yıllık bir miras gizlidir.
Bizler sadece bir e-ticaret markası değil, çocukluğunuzda tattığınız o unutulmaz "gerçek" lezzetlerin bugünkü emanetçileriyiz.
Ürünlerimizin hiçbirinde koruyucu, renklendirici veya yapay tatlandırıcı bulunmaz. Doğadan nasıl geldiyse, sofranıza öyle ulaşır.
Makinelerin değil, tecrübeli ustaların ellerinden çıkan geleneksel üretim yöntemlerini (taş baskı, odun ateşi) kullanıyoruz.
Eski esnaf ahlakını dijital dünyaya taşıyoruz. İçimize sinmeyen, kendi çocuğumuza yedirmeyeceğimiz hiçbir ürünü satışa sunmuyoruz.